çekinceler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çekinceler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2015 Perşembe

EMPATİK NAĞMELER

EMPATİK NAĞMELER
Sevgili empatikler ve empatik olmaya can atanlar. Günün anlam ve önemine binaen geçtim yine klavyemin başına. Klavye derken laptop klavyesi değil artık benim bir daktilom var onun klavyesi. Neyse konu bu değildi hava atmayayım şimdi.
Sözde herkes eşittir. Engel bir kavramı sileriz utanmasak sözlüklerden. Zaten lügatımızda da hiç yoktur.(!)
Ben biliyorum. Hepimizin kafasında siyahlar ve beyazlar, bizler ve onlar, engelliler ve engelli olmayanlar şeklinde sayısız grup var. Atma yahu! Sen nerden biliyorsun? derseniz bende de böyleydi yalan yok. Bugün “Dünya Engelliler Günü” hadi bugün hatırlayıp, ahlayalım-vahlayalım demiyorum. Empatiklik tek günlük bir iş değildir çünkü. Aman bugün diyorum daha çok gülelim. Bugün duymayan kulaklara da şarkı dinletelim. Ruhu olan her insanoğlu o gıdadan nasiplensin bugün diyorum.
Belki bugün diyorum; beyinlerimizdeki setleri yıkıp, grupları bozup, hem zemin yaparız beynimizi ve  belki bugün herkes bir videoda güler.
Hadi o zaman videoya dönelim. Empatik nağmeler ruhumuzu sarsın!


Empatik olabilmek ve empatik kalabilmek dileğiyle... 

8 Kasım 2015 Pazar

Empatik Bir Dünya İçin

İçimi dökmekte başarısızlıklarımdan, korkularımdan ve üzüntümü paylaşmaktan çekinmişimdir hep. Uzun zaman önce karar verdim bu yavan çekincelerden kurtulacaktım. O nedenle derin bir nefes aldım ve bilgisayarımın başına geçtim. Vira bismillah dedim ve başladım yazmaya.

Bahsedeceğim şey korku, üzüntü ve başarısızlık değil; bu yavan çekincem bambaşka.

Bir İletişimciyim ve herkesle konuşmam gerekiyor. Ama ben ne hikmetse engelli dostlarımızdan hep kaçtım; itiraf ediyorum!  Hemde köşe bucak kaçtım. Başımı öne eğip göz göze gelmemeye çalıştım. Yüzümün kızarması da cabası. Şu noktada yanlış anlaşılmak istemem; bu kaçışım sevgisizlikten veya her hangi bir art niyetten değildi. Ben onları anlamamaktan korkuyordum, ben onlarla konuşamamaktan korkuyordum. Bir düşünün; ne kadar absürt değil mi? İletişimciyim ama konuşamıyorum. Anlayamıyorum.

Madem İletişimciyim dedim kendi kendime; o zaman kaçmayacaksın hiçbir insandan kaçmayacaksın! Empati kuracaksın ve tüm dünyaya empati kurduracaksın.

Bu gazla temmuzda işaret dili kursuna yazıldım. Derslere başladık ve bu kurs  dünyanın en eğlenceli en güzel kursu olabilirdi kanaatimce. İnsan var olduğunu hissediyor, insan level atladığını düşünüyordu :) ( açıkçası kendimi dünyaya empati dağıtacak bir süper girl gibi hissediyordum ve hissediyorum. :) ) hala da kursa devam ediyorum hemde bir üst tura geçtim tercüman olacağım inşallah, anlaşılamama sorununu komple ortadan kaldırıp empatik bir dünya yaratacağım. Tüm insanlar empatik olacak kimse kimseden kaçmayacak.

Ha, bu arada farkında olmadan çekincelerimden birini size; yani eğer olursa inşallah okuyucularıma açtım :)

Birde blog'umun hikayesini, isminin nereden geldiğinden de bahsetmiş oldum. Sonra vay efendim bu neydi, bu kız ne demiş demeyiniz :)

Empatik olabilmek ve empatik kalabilmek dileğiyle...